Kenelerden Korunma Yolları
Kenelerden Korunma Yolları
19 Nisan 2014 Cumartesi - 13:00
A1
A2
A3
A4
hemen-paylas sayfayı-yazdir
kenelerden-korunma-yollari

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sünbül, kenelerden korunma yolları hakkında önemli bilgiler verdi.

Havaların ısınması ile birlikte artış gösteren keneler konusunda önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Sünbül, “Keneler, beslenme amacıyla insanlardan kan emme sırasında hastalığı bulaştırmaktadırlar. Bu sebeple hastalığın görüldüğü bölgelerde yaşayanların dikkatli olmaları gerekmektedir. Vücutta belli aralıklarla kene kontrolü yapılmalı ve keneye rastlandığında uygun şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Kene ezilmemeli, üzerine kolonya, ispirto, gazyağı gibi kimyasallar dökülmemeli, ağız kısmı koparılmadan cımbız veya benzeri bir aletle deriye yapıştığı yerden usulüne uygun şekilde çıkarılmalıdır. Bu işlemlerin sağlık kuruluşlarında yapılması tıbbi açıdan daha uygundur. Kene yapıştığı yerden elle koparılmamalı, üzerine sigara basılmamalıdır” diye konuştu.

KENELERİ YOK ETMEK MÜMKÜN MÜ ?

Riskli bölgelerde yaşayan veya geçici olarak bulunanların çıplak ayakla yere temas etmemeye özen göstermesini isteyen Prof Dr Mustafa Sünbül, “Ayrıca kenenin daha kolay fark edebilmesi sebebiyle açık renkli ve uzun kollu giysiler tercih edilmelidir. Pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Keneler için yaşam alanı görevi yapan hayvan barınaklarındaki çatlaklar ve kovuklar sıva ile kapatılmalı ve ahırlar belli aralıklarla ilaçlanmalıdır. Park bahçe gibi açık alanların keneler için ilaçlanması ise hastalıktan korunmada piknik yapanlar için asla bir güvence oluşturmaz. Bu tür ilaçlamalarla keneleri yok etmek mümkün değildir. Hastalık taşıyan keneler sıklıkla yüksek rakımlı orman, makilik alanlar veya buralara bitişik tarım arazilerinde yaşamaktadır. Şu ana kadar sahil bölgelerinden hasta başvurusu olmamıştır” şeklinde konuştu.

11 YILDA 400'DEN FAZLA KURBAN

Türkiye'de 2002 yılında başlayıp 2009 yılına kadar artarak devam eden hastalığın, son yıllarda duraklama ve kısmen azalma eğilimine girdiğini söyleyen Sünbül, “Bu neticenin elde edilmesinde hastalıkla mücadele çalışmaları, alınan önlemler, toplumun hastalıkla ilgili bilgi düzeyinin ve hastalığa karşı duyarlılığının artması şüphesiz önemli katkı sağlamıştır. Ancak hala ülkemiz için ciddi bir sağlık sorunu olma özelliğini de korumaktadır.

Türkiye'de son 11 yılda bu hastalıktan 400'den fazla hasta maalesef kaybedilmiştir. Bunların bir kısmı ise hastaların tedavisinde görev alan sağlık personelidir. Hastalık bilindiği gibi ilkbahar ve sonbahar arası mevsimde görülmektedir. Bu yıl ılık geçen kış mevsiminden sonra baharla birlikte, kliniğimize vakalar önceki yıllara göre daha erken başvurmuştur. Bu nedenle vatandaşlarımızın zorunlu olmadıkça hastalığın sık görüldüğü bölgelere özellikle ılık ve sıcak mevsimlerde seyahat etmemeleri, bu tür bölgelerde bulunanların da korunma önlemlerine azami dikkat göstermeleri hayati önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

Kaynak :
logo

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

Yorumlar
Yeni Yorum Ekle
(0) Yorum Yapıldı
Henüz bir yorum eklenmedi.